Benim Hikayem

Cenk Batur

Cenk Batur

Mali Müşavir

Neresinden bakılırsa bakılsın her insanın hayatı Dünyada sadece o insan varmış gibi değerli ve önemlidir. Benim hayatımda eminim ki en azından Rahmetli Annem ve uzun ömürler dilediğim Babam -ki hem Babam hem meslek büyüğüm hemde Ustamdır- değerli ve anlamlıdır. Her çocuğun muhakkak okunası bir hikayesi vardır benimde olduğu gibi. 1984’ün Temmuz ayında doğmadan önce abimden uzunca bir süre sonra dünyaya gelecek olmamın muazzam bir sevinci varmış yüzlerde. Ramazan ayında doğma ihtimalim olduğu ve o dönemlerde ultrason gibi sevinci önceden yaşamaya sebep olan cihazlar olmadığı için erkek doğarsam ismimin Ramazan, kız doğarsam Arife olma ihtimali evde hep tartışıladurmuş. Gerçi doğumum ramazandan sonraya kalmış ve abimin isteğiyle bir adım Cenk bir adım da sanıyorum Babanemin baskısıyla Haluk olarak nüfus kayıtlarına geçilmiş. Neyse doğumum ve ismim konusunda yeterince bilgi verdiğimi düşünüyorum.

Çocukluk ve gençliğim sırasıyla kısa bir kısmı Göztepe Örnek mahallesinin beşinci katında, uzunca bir kısmıda hayatımın Ailemden sonra en değerli varlığı Sarıyer de geçti. Hiçbir zaman sebebini çözemediğim ve hala bugünde izleri devam eden Saddamın Kuveyte girmesi sırasında babam işinden annemse dişinden arttırdığı üç beş kuruşla Sarıyerdeki evimizi inşa ettirmeye başlamıştı. Daha ilkokula bile başlamadığım yıllar olduğu için bazı şeylere gerçekten anlam vermekte zorlanıyordum. Ustaların evi uzakta olduğu için bizim evde kalıyor, babam bazı haftalar bir iki gün işe gitmiyor benim bakmaya kıyamadığım kırmızı Kartal marka arabamızla kum taşıyor Annemse her Türk annesinde olduğu gibi günde yetmiş tencere yemek yapmaya çalışıyordu.

İlkokulu,Ortaokulu,Liseyi Sarıyerden ayrılmadan tamamladıktan sonra Sakarya Üniversitesi macerasının ardından çocukluğumdan beri bir ayağımın içinde olduğu Babamın kurduğu Mali Müşavirlik ofisinde buldum kendimi. Benimki bebeklerin havuza atılıp yüzmesini beklemek gibi bir şeydi. Yani kimse bana havuza girmek istermisin diye sormadı ama bende havuza düştüğümde neden havuza attınız beni diye sormadım. Bu havuz çok hoşuma gitti ve halen yüzmeye çalışıyorum. Tabi havuz dar geldi denize çıktım,deniz dar gelir mi bilmem ama gelecek gibi duruyor, o zaman okyanusa yüzmeye devam edeceğim.

İnsanın hayatında kilometre taşları oluyor. Birçok şeye yeniden başladığı yada durup düşündüğü yada öylece kala kaldığı. Evlilik ilk kilometre taşımdı. Annemin kaybı ise taşlarımı dağlarımı yerinden söktü. Ta ki canım kızım Nazenin doğana kadar. Şimdi eşimle birlikte enterasan bir aşk hikayesinin içindeyim. İmkan olsa kızımı sırtıma alır tüm hayatımı o şekilde yaşamak isterdim.

Her insanın değerli bir hikayesi vardır.. Okumak lazım..